My caricature by sparganum! I’m utterly happy… It is the most splendid gift I’ve received this year.

My caricature by sparganum! I’m utterly happy… It is the most splendid gift I’ve received this year.

Longing to see…

Zorluyorum kendimi, bir gün daha. Yoksunum ve bununla başa çıkmak istemiyorum. Yorgunum da. O uçsuz bucaksız yer beni yordu. Buna rağmen orayı özlüyorum. Keşke bilinçli olarak o sise girebilsem, keşke bilsem. Çıktığımda bunların olacağını kestiremezdim. Keşke orayı terk etmek zorunda bırakılmasaydım. Tümünün silindiği tek yer, tek durum… Kimsenin (hatta belki benim bile) dahil olamadığı(m)… Bu mu tatmin edecek beni? Cevap yine muğlak ve ben…

Prelude to Dante’s Inferno

Karanlık bir ormanda buldum kendimi
Çünkü doğru yol yitmişti

1587 yılının sonlarına doğru Baccio Valori‘nin isteği üzerine Galileo‘nun, ünlü Floransa Akademisi’nin üyelerine Dante’nin Cehennemi’nin Biçimi, Konumu ve Büyüklüğü üzerine iki ders vermesi gerekiyordu.

Galileo, İlahi Komedya’nın ilk bölümünde anlatılan Cehennem Çukurunu, geometrik bir bakış açısıyla incelemek ve Dante‘nin belirlediği boyutları keşfedip açıklamak istiyordu. Bu sayede kendisinin edebiyat ile sanat alanındaki yeteneğini ve uzmanlığını daha önceden kanıtladığı bilimle ilgili konulara olan ilgisini göstermek istemiştir. İşte bu yüzden Galileo, iki Dante yorumcusunun Cehennem’in kendine özgü coğrafyasıyla ilgili fikirlerini incelemesini isteyen Baccio Valori‘nin teklifini kendi isteğiyle kabul etmiştir.

Vellutello ve Manetti, İlahi Komedya’nın dizeleri arasında, öteki dünyanın farklı mimari yapılarını üst üste yeniden oluşturmalarına olanak sağlamaya yetecek kadar kesin, somut veriler aramaya çalışmışlardır. Galileo da çalışmasını bu iki derin inceleme üzerine kurmuştur. Aynı zamanda Galileo, ölüler krallığındaki araştırmaları sırasında, Cehennem Çukurunun yapısını kesin olarak saptamak için Arşimet‘in bazı çalışmalarına ve devlerin büyüklüklerine bağlı olarak, daireler arasındaki oranları bulmak için de Dürer‘in teorilerine başvurmuştur.

Bunu yaparken Galileo Cehennem’in haritasını çıkarma girişiminin zor olduğunu itiraf etmekten çekinmez: Dante’nin “karanlıklar arkasında gizleyerek” örtük sözcüklerle tasvir ettiği Cehennem, “duyularımızla algılayamayacağımız bir yerde, toprağın derinliklerinde gömülüdür” bu yüzden Cehennem’in nasıl bir yer olduğunu kimse bilemez.

Dante’nin, öteki dünyayı, geometriye dayalı bir yer, fantastik ve dehşet verici bir dekora dönüşen dünya coğrafyasıyla benzerlikler taşıyan bir mekan olarak algıladığı kesindir. Dante’nin Cehennemi’nde; alevler içindeki çukurlar, daire şeklinde, devasa buzlar, kan kırmızısı göller, kaynayan yer altı suları, iğrenç kokulu bataklıklar ve dağ geçitleri yer alır.

İşte Galileo da, topografik açıdan bir bilgi taşıması olası her bir ayrıntıyı inceleyerek, Cehennem’in ayrıntılı bir okumasını yapıp Dante‘nin, Cehennem’i donattığı bu yeryüzü şekillerinin boyutlarını saptamaya çalışacaktır.

Cehennem Üzerine Dersler, Galileo‘nun Dante‘nin başyapıtına karşı duyduğu hayranlığın önemli bir kanıtıdır.


by Sin-Eater

This is the true aspect of goatprinciple.

by Sin-Eater

This is the true aspect of goatprinciple.


…is the ultimate destination.

…is the ultimate destination.

Absence of Conscience

Bir Patrick Bateman fikri var, bir çeşit soyutlama, ama gerçek ben yokum, sadece bir varlık, hayali, ve soğuk bakışlarımı gizlesem de ve el sıkışırken siz elinizi sıkan eti hissetseniz de ve belki yaşam tarzlarımızın bile benzer olduğunu düşünseniz de: ben burada değilim, o kadar. Herhangi bir düzeyde bir şey anlatabilmem mümkün değil. Ben kendim bir mamul, bir sapkınlık, bir yanılgıyım. Ben temas noktaları olmayan bir insanoğluyum. Kişiliğim kabataslak ve oluşmamış, kalpsizliğim oldukça derinlere gidiyor ve de ısrarlı. Vicdanım, acıma hissim, umutlarım, eğer var idiyse, çok zaman önce kaybolup gittiler. Ancak aşılacak başka engel yok. Beni deliliğe, denetim dışılığa, kötülüğe, acımasızlığa, mutlak bir kayıtsızlıkla giriştiğim bütün bu şiddete bağlayan ne varsa, hepsi şu anda arkamda duruyor. Ama hala, tek, iç karartıcı bir gerçeğe tutunuyorum: Hiç kimse hiçbir mazeretin arkasına sığınamaz, hiçbir şey bağışlanamaz. Gene de suç bulunamaz bana. Her insani davranış modelinin bir geçerliliği olduğu farz ediliyor. Kötülük olunan bir şey midir? Yoksa yapılan bir şey mi? İçimdeki sızı sürekli ve keskin, ve hiç kimse için daha iyi bir dünya dilemiyorum. Hatta kendi acımı başkalarına da yüklemek istiyorum. Ama bunu itiraf ettikten -ki defalarca ettim, hemen hemen her eylemin ardından- ve gerçeklerle yüz yüze geldikten sonra bile arınma olmuyor. Kendimle ilgili daha derin bir bilgi edinmiyorum, bunları anlatışımdan çıkartılabilecek yeni bir anlam. Bütün bunları size anlatmam için hiçbir neden yoktu. Bu itirafın hiçbir anlamı yoktu…


A sparkling shade of hate embraced the whole horizon…A shadow of horror is risen.

A sparkling shade of hate embraced the whole horizon…
A shadow of horror is risen.

No longer human, no longer slave

Lift me up
to the upmost high
let me swirl through
atoms and molecules
and let me breathe in the future
so that I can breathe out the end
finally it is time
to alter the depths of my mind

this life was but a great preparation
for the ascent
nothing more and nothing less

transformation is the key to salvation
it is time to rise again
to rise again in the great beyond

- Nattramn

Consolation

Kapa gözlerini dünyaya. Görme. Kaç. Kaçabildiğin kadar uzağa… Reddet; herşeyi, herkesi, kendini. Var etme ki sen de var olmayasın. Hatalarını düzeltmek için kanlı cinayetler işle. Öldür onları, birer birer… Sonlandır hayatlarını. Nefesini tut. Sus. Sus ki duyulsun çığlıkların, yankılansın evrenin derinliklerinde… Dur. Bırak geçsin zaman, sen sabit kal. Eylemsizliğin senin eylemin olsun. Duyma, duyma onları. Kulak asma dediklerine. Kendi yolunda yürü. Elbet sonu gelecek, korkma.


…kills the pain of life.

…kills the pain of life.


Sometimes I feel…

Sometimes I feel…

  archive